İDEAL GENÇLİK

Hayatın ergenlik ile orta yaş arasındaki döneme “gençlik”, bu dönemde bulunanlara da “genç” denilir. Gençlik, hayatımızın en güzel ve en verimli zaman dilimidir. Gençlik, Yüce Allah’ın biz kullarına bahşettiği en büyük nimetlerden ve ömrün en önemli çağlarından biridir.Çünkü gençlik, çalışkanlık, zindelik, dinçlik, cesaret, metanet, heyecan, kuvvet ve enerji kaynağıdır.Geleceğin temelleri bu yıllarda atılır. Gençlik yıllarını boşa geçirmeyip iyi bir şekilde değerlendirenler başarı ve mutluluğu yakalamış olurlar.
Gençlik bir milletin geleceğidir. Geleceğini düşünen milletler yatırımlarının önemli bir kısmını gençliğin eğitim ve öğretimi için yaparlar. Onların başarısı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmazlar.

Bununla beraber, iyi bir gençliğe sahip olabilmek için gençliğin manevi yönü de asla ihmal edilmemelidir. Zira maneviyat yoksunu bir gençliğin insanlığın barış ve huzuruna yapacağı herhangi bir katkı söz konusu olamaz. Bunlar hem kendilerini hem de milletin geleceğini öldürüp yok ederler.

O halde, iyi bir genç kimdir?
Veya iyi bir genç nasıl olmalıdır?
Bu soruların cevabını bulmaya çalışalım.

Bu Cündeb Bin Abdullah (r.a.) diyor ki:
Rasulullah’ın yanında bulunan bir gurup genç önce imanı, sonra da Kur’an’ı öğrendik. Böylece O’na olan imanımız arttı’’.
Evet, önce iman. Allah ve Resulüne tam bir imanla inanan mü’min bir genç. Sonra Allah’ın kelamı Kur’an’ı Kerimi güzel bir şekilde öğrenip onunla amel eden, istikamet üzere yaşayan bir genç.

İyi bir genç, her şeyden önce güçlü bir imana, sağlam bir itikada sahip olmalıdır. Ancak böyle bir imana sahip olan bir genç haddi aşmaz, yanlış yollara düşmez, istikamet üzere olur. Çünkü o yapıp ettiklerinin hesabını bir gün mutlaka Allaha vereceğine inanarak adım atar.Böyle bir inanca sahip olan genç en çok, kendisini yaratıp sayısız nimetler veren Rabbini sever ve sadece O’na kul olur. İbadetlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye çalışır.
Son Peygamber Hazreti Muhammed (s.a.v)’ i kendisine örnek alır. Dünyaya O’nun baktığı gibi bakar. Sade, temiz, disiplinli ve güzel bir hayat tarzını benimser.Haramlardan uzak bir hayat yaşar. İçkiden, kumardan, zinadan nefret eder. İftiradan, gıybetten, dedikodudan hoşlanmaz. Boş şeylerle vaktini öldürmez. Çok çalışır. Helal kazanır, helal yerlere harcar.Sevgi doludur; Ana-babasını, vatanını, milletini, bayrağını ve bütün Müslümanları çok sever. Yakınlarını korur ve kollar. Geçim ehlidir. Kalbinde kin ve nefrete yer bırakmaz. Müminleri kardeş olarak görür.Asla zulüm ve haksızlık yapmaz. Milli ve manevi değerlerimize önem verir, yabancıların hayatlarına asla özenmez.Dinini, imanını, ahlakını korumak için büyük bir gayret sarf eder. Vatanını ve milletini maddi ve manevi refaha kavuşturmak için çok çalışır. Güzel ahlak sahibidir.İlmin dostu cehaletin düşmanıdır. Kendi işi ile meşguldür, başkalarının ayıp ve kusurları ile uğraşarak ömrünü boşa harcamaz.Haset etmez. Yapılan her iyi ve güzel işi takdir eder, beğenmezse kendisi daha güzelini yapar. Namusunu çiğnetmez.Namusunu çiğnetmeyen gençliği M. Akif şöyle dile getirir:Asım’ın nesli… Diyordum ya… Nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.Mehmet Akif, hayal ettiği ideal Müslüman Türk gençliğini ayrıntılarıyla anlatmış ve bu ideal gençliğe “Asım’ın nesli” adını vermiştir.İyi bir genç günahlardan sakınır.Günah, Allah’ı tanımaya, kulluğa engel olan, Allah ile kulun arasına perde olan her şeydir. Günahlardan sakınmayan genç;Allah’ın haram kıldığı şeyleri işleyerek manen kirlenir.Allah’ın buyruklarına aykırı düşen, dinen suç sayılan davranışlar sergiler. Allah’ın sınırlarını göz ardı eder, haddi aşar.
Bu ve benzeri günahları işleyen bir gencin iyi bir genç olması ise düşünülemez.İyi bir genç, arzu ve isteklerinin esiri olmaz.
Yukarıda bazılarını sıraladığım güzel özelliklere sahip olan gençler, gençliğin değerini bilen gençlerimizdir.
Rasulullah (sav) şöyle buyurur:
“Senin Rabbin nefsine ve hevasına uymayan genci çok beğenir ve sever.” (Tecrid-i Sarih, c:2,
Abdullah İbni Abbas Hazretlerine sormuşlar:
“İki kişi var; biri çok namaz kılar, oruç tutar; fakat bazı yasakları da çiğner. Diğeri yalnız farz namaz ve farz oruç ile yetinir. Fakat ma’siyetten sakınır. Bunların hangisini tercih edersin?” demişler.
O da: “Günahlardan sakınmaya hiçbir şeyi denk tutmam” cevabını vermiş. Rasulüllah (s.a.v) Efendimizin:
“Allah Teâla onları hiçbir gölgenin bulunmadığı mahşer gününde arşın gölgesinde gölgelendirir’’ (Buhari, Ezan 36) dediği, ideal gençler bunlardır. Ne mutlu böyle gençlere.

GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN UNSURLAR
a)Din ve Ahlak eğitiminin Yetersizliği
Dinsiz ve ahlaksız nesiller hem kendilerini hem de milletin geleceğini öldürüp yok ederler.İyi ve iyilik peşinde koşan bir gençlik için din eğitimine ihtiyaç vardır.
Bu eğitim gençlere küçük yaştan itibaren verilmelidir.
b)Özenti.
Genç kimlik sahibi olmalıdır. Başkası değil kendisi olmalıdır. Müslüman olduğunu unutmamalıdır. Özenecekse iyi insanlara özenmelidir. Körü körüne taklitçi olmamalıdır. İyiyi, güzeli ve doğruyu bulmak için daima araştıran olmalıdır.
c) İçki ve Kumar.
“Ey mü’minler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durunuz ki, kurtuluşa eresiniz. (Maide, 5/90)“Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak;Sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?” (Maide, 5/91).
d) Uyuşturucu ve sigara.
Uyuşturucu, kişiyi aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak yalnızlığa, bunalıma mahkûm eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır. İç ve dış düşmanların en tahripkâr silahı uyuşturuculardır. Maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir.
e) Gençler uyuşturucu ve kumardan uzak tutulmalı.
Yapılan bir araştırmaya göre; uyuşturucu kullananların % 73’ünü 20 yaşın altındaki gençlerin oluşturduğu bildirilmektedir. Yine bu araştırmaya göre trafik kazalarının % 60’ı, cinayetlerin % 85’i, tecavüz olaylarının % 50’si, boşanma olaylarının % 80’i alkol kullanımından kaynaklanmaktadır. Kumar da aynı şekilde gençleri her türlü zarara götürmektedir. Günümüzde gençler arasında iddia, okey, toto, loto vb. adlarla oyunlar oynanmaktadır. Gençleri kumarın her çeşidinden uzak tutmanın yolları araştırılmalı ve engelleyici çözümler sunulmalıdır.
f) Nefis.
“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?” (Furkan,25/43)
Gençlerimizi, İslam’a uymayan davranışlardan, arzu ve isteklerinin peşine düşmekten, nefislerini ilah edinici davranışlardan uzak tutmalıyız.
g) Şeytan.
“Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.» (Nahl, 16/99)
h) Görsel ve Yazılı Medya
Gençleri, şiddete, mafyaya, Hırsızlığa, fuhşa, ahlaksızlığa, inançsızlığa, kişiliksizliğe, İçki ve uyuşturucuya yönlendiren medya da en büyük tehlikelerden biridir.Bu nedenle, gençlerimiz zararlı yayınlardan uzak tutulmalı, çeşitli sportif faaliyetlere, sosyal ve kültürel etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır.
I) Okuma alışkanlığının Az Olması.
Gençler geleceğimizin teminatıdır. Ne yapıp edip onlara okuma alışkanlığı kazandırmamız gerekmektedir. Çünkü başarı ve mutluluğun yolu okumaktan geçer. Zaten İslam’ın ilk emri de “oku” değil mi?“Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak, 96/1).
i) Aile İçi Problemler.
Ailesinde sorun olan gençler, problemli gençler olarak ortaya çıkmaktadır. Sorunlarını anne- babasına açamayan genç, çözümü ve mutluluğu başkalarında aramaktadır.Aile, problemlerin çözüldüğü, sevgi ve saygının hakim olduğu, huzurun yaşandığı bir yuva olmalıdır.Toplumların iyi bir toplum olup yükselmesi şu iki unsurun varlığına bağlıdır:
1-İlim, Bilgi ve Teknik.
2-Ahlak.
Bilgi ve tekniğin gücünü güzel ahlakla yoğurmak şarttır. Bu yapılmazsa gençlik yanlış ve sapık yollara sürüklenecektir.
Velhasıl, milletlerin varlığını devam ettirebilmesi ve kalkınması; İnançlı, milli ve manevi değerlere bağlı, sağlam karakterli, çalışkan, dürüst, Ahlaklı, nesilleri yetiştirmekle mümkün olacaktır.

Musa İMAMOĞLU
İlçe Müftüsü